Ziya Gökalp, 1876 yılında Diyarbakır'da doğmuştur. Asıl adı Mehmed Ziya'dır; Gökalp soyadını sonradan kendisi benimsemiştir. Babası Diyarbakır vilayetinde tahrirat müdürlüğü yapmış olan Tevfik Efendi'dir. Gökalp, çocukluk ve gençlik yıllarında hem geleneksel medrese eğitiminin hem de modern mektep anlayışının izlerini taşıyan bir ortamda yetişmiştir.
Gençliğinde İstanbul'a gitmiş, Baytar Mekteb-i Âlisi'ne (Yüksek Veteriner Okulu) kaydolmuştur. Bu yıllarda siyasi faaliyetleri nedeniyle tutuklanmış ve bir süre Diyarbakır'da gözetim altında tutulmuştur. 1900'lerin başında İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne katılmış; örgütün fikir hayatında belirleyici bir rol üstlenmiştir.
Düşünce Dünyası ve Türkçülük
Gökalp, Türkçülük akımını sistematik bir ideoloji hâline getiren isim olarak kabul edilir. Fransız sosyolog Émile Durkheim'ın toplumsal dayanışma ve kolektif bilinç kavramlarından etkilenen Gökalp, bu kuramsal çerçeveyi Türk toplumuna uyarlamıştır. Ona göre bir toplumun kimliğini belirleyen üç temel unsur vardır: hars (kültür), medeniyet ve din. Gökalp, Türk kimliğinin hars zemininde yeniden inşa edilmesi gerektiğini savunmuştur.
Gökalp, ünlü formülasyonunda Türklüğü, İslam'ı ve Batı medeniyetini bir arada ele almıştır: Türk milletinden, İslam ümmetinden ve Batı medeniyetinden aynı anda parça olmak mümkündür ve bu üç kimlik birbiriyle çelişmez. Bu yaklaşım, dönemin modernleşme tartışmalarında belirleyici bir yer tutmuştur.
Akademik ve Siyasi Kariyer
Gökalp, 1915 yılında Darülfünun'da (İstanbul Üniversitesi'nin öncülü) sosyoloji dersleri vermeye başlamıştır. Bu, Türk üniversite tarihinde sosyolojinin bağımsız bir disiplin olarak okutulduğu ilk dönemlerden biridir. Aynı yıllarda İttihat ve Terakki'nin merkez komitesinde yer almış; Birinci Dünya Savaşı'nın ardından İtilaf Devletleri'nin baskısıyla 1919'da Malta'ya sürgün edilmiştir.
Malta sürgününden 1921'de dönen Gökalp, Ankara'daki millî harekete destek vermiş ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Diyarbakır milletvekili olarak görev yapmıştır. Bu dönemde Maarif Vekâleti'ne bağlı çeşitli komisyonlarda çalışarak Türk eğitim sisteminin yeniden yapılandırılmasına katkı sağlamıştır.
Başlıca Eserleri
Gökalp, hem teorik hem de edebi türlerde pek çok eser bırakmıştır. En önemli kitapları arasında Türkçülüğün Esasları (1923), Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak (1918) ve Türk Medeniyeti Tarihi sayılabilir. Şiir alanında ise millî ve didaktik bir üslupla kaleme aldığı Kızıl Elma (1914) ve Altın Işık (1923) öne çıkan eserleridir. Ayrıca Yeni Hayat şiir kitabı da Türkçülük ideali etrafında biçimlenen önemli bir yapıttır.
Mirası
Ziya Gökalp, 25 Ekim 1924'te İstanbul'da hayatını kaybetmiştir. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş sürecinde ve Kemalist reformların fikrî altyapısının oluşturulmasında etkili olan Gökalp, Türk sosyolojisinin ve milliyetçi düşüncesinin öncü ismi olarak tarihteki yerini almıştır. Düşüncelerinin bazı boyutları sonraki kuşaklar tarafından tartışılmaya devam etse de Türk siyasi ve kültürel tarihindeki yeri tartışmasızdır.