Fyodor Mihayloviç Dostoyevski, 11 Kasım 1821'de Moskova'da dünyaya geldi. Fakir hastanede çalışan bir hekim olan babası Mihail Dostoyevski'nin gölgesinde büyüdü; aile, hastanenin bahçesindeki küçük bir dairede yaşıyordu. 1837'de annesi veremden hayatını kaybetti; iki yıl sonra ise babası, sahip olduğu köydeki serfler tarafından öldürüldü. Bu ağır kayıplar, Dostoyevski'nin acı, suçluluk ve ölüm temalarına olan derin ilgisini biçimlendirdi.
Petersburg'daki Askeri Mühendislik Okulu'nu bitiren Dostoyevski, kısa süre askerlik yaptıktan sonra yazarlığa yöneldi. 1846'da yayımlanan ilk romanı Yoksul İnsanlar (Bednye lyudi), dönemin önde gelen eleştirmeni Vissarion Belinski'nin övgüsünü kazanarak onu genç yaşta edebi çevrelerde tanıttı.
Ancak yazarlık kariyerinin bu parlak başlangıcı kısa süre sonra sarsıcı bir kesintiye uğradı. Sosyalist Petraşevski çevresine katılan Dostoyevski, 1849'da tutuklandı ve idam cezasına çarptırıldı. Son anda Çar I. Nikolay tarafından affedilen Dostoyevski, infaz sahnesinde son dakikada indirim haberini aldı. Bu deneyim onu derinden sarstı ve sonraki yapıtlarında ölüm karşısındaki varoluşsal sorgulamanın temel izleği haline geldi. İdam cezası Sibirya'da dört yıl ağır hapis ve ardından askerlik hizmetiyle değiştirildi.
Sibirya'dan döndükten sonra kaleme aldığı Ölü Ev'den Anılar (Zapiski iz myortvogo doma, 1862), kendi deneyimlerinden yola çıkarak cezaevi yaşamını anlattı. Dostoyevski bu dönemde kumarbazlığa düştü, ciddi borçlar biriktirdi ve epilepsi nöbetleriyle boğuştu. Bütün bu zorluklar, onun romanlarındaki yoğun gerilim ve insanın kendi kendini mahvetme eğilimine ilişkin betimlemeleri doğrudan besledi.
1866'da yayımlanan Suç ve Ceza (Prestupleniye i nakazaniye), Dostoyevski'yi dünya edebiyatının zirvesine taşıdı. Genç ve yoksul öğrenci Raskolnikov'un hem bir cinayeti hem de kendi vicdanını nasıl rasyonalize etmeye çalıştığını anlatan bu roman, psikolojik gerçekçilik açısından bir dönüm noktası sayılır. Aynı dönemde, borçlarını ödemek için kısa sürede yazmak zorunda kaldığı Kumarbaz (Igrok, 1867), kısmen kendi bağımlılığından izler taşır.
1868'de tamamladığı Budala (İdiot), mükemmel ahlaki bir insanın gerçek dünyada nasıl çaresiz kalacağını sorgulayan bir yapıttır. 1872'de yayımlanan Ecinniler (Besy), nihilizm ve devrimci şiddeti konu alır. Tüm bu büyük yapıtların taçlandırıcısı ise 1880'de tamamladığı Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovy) oldu. Tanrı, özgür irade, ahlak ve aile dramatizmi üzerine kurulu bu son roman, birçok eleştirmen tarafından dünya edebiyatının en büyük romanlarından biri olarak değerlendirilmektedir.
Dostoyevski, 9 Şubat 1881'de St. Petersburg'da hayatını kaybetti. Karamazov Kardeşler'in son sayfalarını bitirmesinin üzerinden yalnızca birkaç ay geçmişti; planladığı devam romanını yazamadan gözlerini yumdu.